Web sitemizde çerezler ve benzeri izleme teknolojileri kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Çerez Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Çerezlerin ve benzeri izleme teknolojilerinin pazarlama/reklam faaliyetleri, sitemizin daha işlevsel kılınması ve kişiselleştirilme amaçlarıyla kullanımına onay verebilir veya ‘’Tercihler’’ butonu ile çerezleri yönetebilirsiniz.
Ekim 2026
Yapay Zekâ Takıya Dönüşüyor
YANIMIZDA DEĞİL, ÜZERİMİZDE
ir toplantıdan çıkarken verilen sözü, akşam anlatılan küçük bir ayrıntıyı ya da gün içinde akla gelip kaybolan bir fikri hatırlamak isteriz. Telefonu çıkarıp not almak her zaman mümkün olmaz. CES 2026’da görücüye çıkan bazı AI aksesuarlarının önerisi basit: Cihazı yanımızda taşımak yerine üzerimizde taşıyalım; hatırlamak istediğimiz anları o yakalasın.
Bu düşüncenin en belirgin örnek lerinden biri Nirva. Ocak ayında CES’te ön gösterimi yapılan cihaz, kolye veya bileklik olarak takılabilecek biçimde tasarlanmış. İki mikrofonun yanı sıra ışık ve hareket sensörleri taşıyor. Şirketin tanıtımına göre uygulaması, kullanıcının gününü otomatik bir günlüğe dönüştürmeyi; ruh hâli ve sosyal ilişkilerindeki örüntülere dair yorumlar sunmayı amaçlıyor. Burada takı biçimi, yalnızca görünüşle ilgili bir tercih değil. Nirva’nın vaadi, kullanıcı onu gün boyunca taktığında hayatına dair daha geniş bir bağlam edinebilmesine dayanıyor.
CES’te tanıtılan Plaud NotePin S ise başka bir ihtiyaca sesleniyor. Boyna asılabiliyor veya bilekte taşınabiliyor; toplantıları ve yüz yüze konuşmaları yazıya döküp özetleyebiliyor. Fakat önemli bir fark var: Kayıt, üzerindeki fiziksel düğmeye basıldığında başlıyor. Kullanıcı, konuşma sürerken önemli bir anı ayrıca işaretleyebiliyor. Aynı “üzerimdeki AI” fikri, burada gün boyu tutulan bir günlükten çok, gerektiğinde açılan bir not defterine dönüşüyor.
İki cihazı yan yana düşününce asıl meselenin mikrofonun boyutu olmadığı görülüyor. Ne zaman çalıştığı, neyi sakladığı ve çevredeki insanların bunu anlayıp anlayamadığı daha belirleyici. Nirva, açıkken üzerindeki ışığın çevredekilere cihazın algılama yaptığını göstereceğini ve tek basışla kapatılabileceğini söylüyor. Şirket ayrıca ham veriyi saklamadığını belirtiyor. Bunlar üreticinin açıkladığı koruma önlemleri; cihazın her ortamda nasıl karşılanacağını ya da konuşmaya katılan herkesin kendini rahat hissedeceğini tek başına söylemiyor.
Plaud da kayıt öncesinde diğer kişilere haber verilmesini ve onaylarının alınmasını öneriyor. Bu küçük görünen adım, takılabilir bir cihazın yarattığı farkı açığa çıkarıyor. Masanın üzerindeki bir ses kayıt cihazı kolayca fark edilir. Kolye ucuna veya bilekliğe yerleşen mikrofon ise sıradan bir aksesuar gibi görünebilir. Takıyı seçen kişi kayıt kararını biliyor olsa bile karşısındaki kişi aynı bilgiye sahip olmayabilir. Elbette daha önce de konuşmalar kaydediliyor, telefonlara not düşülüyordu. Yeni olan, bütün bunların günlük kıyafetin bir parçası hâline gelmesi. Tasarım cihazı taşımayı kolaylaştırıyor; aynı zamanda onu daha az görünür kılıyor. Kolaylık ile açıklık arasındaki denge, ürünün teknik özellikleri kadar gündelik kullanımına da bağlı.
AI takılarının geleceğini yalnızca ne kadar iyi hatırladıkları belirlemeyecek. Bir sohbetin ne zaman kayda dönüştüğünü, o sohbetin içindeki herkesin anlayabilmesi de gerekecek. Belki de üzerimizde taşıdığımız bu yeni hafızanın en önemli düğmesi, kaydı başlatan değil, karşımızdakine haber vermemizi hatırlatan düğme olacak.