Eylül 2026

Sofra Doğaya Karışıyor

Eylül

SOFRANIN GERÇEK SAHİBİNE SAYGI

N

ew York’taki bir inzivada, küçük bir grup şelalenin yanındaki düz kayanın çevresinde toplanıyor. Ortada masa, sandalye ya da tabak yok. Şef ve sanatçı Charles Michel, kayanın yüzeyini sebze püreleriyle boyuyor; kompozisyona çiçekler ve çevreden toplanan malzemeler ekliyor. Katılımcılar bu yenilebilir resmi ekşi mayalı ekmekle paylaşırken yemek, servis edilen bir tabaktan çok birlikte tamamlanan bir sanat eserine dönüşüyor.
Eater’ın “earthwork dining” başlığı altında ele aldığı bu yaklaşım, farklı ülkelerde ortaya çıkan deneysel sofraları ortak bir fikir etrafında buluşturuyor. Doğada yemek yemek yetmiyor; toprağın, kayanın ya da denizin yemeğin biçimini değiştirmesi gerekiyor.

Eylül

Bu fikrin en çarpıcı örneklerinden biri, 2025 sonbaharında New York’taki Treiber Farms’ta gerçekleştirilen Farm Is Table. Allan Wexler ve Michael Yarinsky’nin tasarladığı projede uzun masa toprak seviyesine yerleştiriliyor, oturma alanları doğrudan zemine oyuluyor. Yabani otlar, çimler ve çiçekler dekor olarak sonradan eklenmiyor; zaten orada oldukları için sofranın merkezinde kalıyor. Şef Caroline Hahm’ın hazırladığı menü ise yerel ve büyük ölçüde Treiber Farms’ın kendi ürünlerine dayanıyor. Böylece “farm to table” fikri kelimenin tam anlamıyla tersine çevriliyor: Ürün çiftlikten masaya gelmiyor, masanın kendisi çiftliğe dönüşüyor.

Marseille’de düzenlenen Banquet sur Mer ise sofrayı karadan tamamen uzaklaştırıyor. Mutfak sanatçısı Alix Lacloche’un tasarladığı uzun masa denize yerleştiriliyor; konuklar dalgaların içinde, dalış kıyafetleriyle masanın çevresinde buluşuyor. Eski bir balıkçı soğuk odasından kalan panellerle hazırlanan masada, çevreden toplanan deniz yosunlarıyla yapılan bouillabaisse esintili bir çorba servis ediliyor.

Ağustos 2026’da Art Biesenthal programı kapsamında Wehrmuehle Museum’da düzenlenen The Ever-Changing Table da yaprakların porselenin, sebzelerin klasik masa süslerinin yerini aldığı ve bulunduğu mekâna göre yeniden şekillenen bir sofra kuruyor. Elbette bu görüntülerin sosyal medyada hızla yayılması, doğayla kurulan ilişkinin kolayca bir gösteriye dönüşmesi riskini de taşıyor. Yine de hareketin en güçlü örnekleri aynı soruyu hatırlatıyor: Doğayı soframızın dekoru olarak görmek yerine, o sofranın gerçek sahibi olduğunu kabul edebilir miyiz? SOFRANIN GERÇEK SAHIBINE SAYGI Sofra Doğaya Karışıyor

Çerezler