Haziran 2026

Şehrin sergi rotası hareketleniyor

Haziran

İSTANBUL’UN SERGİ AJANDASI

S

anat, İstanbul’un farklı köşelerinde yeni hikâyeler anlatmaya devam ediyor. Müze ve galerilerde ziyaretçilerini ağırlayan sergiler; geçmişten bugüne uzanan anlatıları, çağdaş yorumları ve farklı bakış açılarını bir araya getiriyor.

Haziran

Yapım Aşamasında / Arter
14 Mart 2027’ye kadar

Yapım Aşamasında, Arter’in 2010 yılında İstiklâl Caddesi’ndeki ilk binasında başlattığı, Eylül 2019’dan günümüze ise Dolapdere’de sürdürdüğü sergiler programı kapsamında üretimine destek verdiği ve bir kısmı daha sonra Arter Koleksiyonu’na dahil edilen üç yüzü aşkın yapıt arasından seçilenleri, bu sergiye özgü yeni üretimlerle bir araya getiriyor. Yaratıcı süreçlere alan açmak; sanatsal üretimi içeriden bir kavrayışla birlikte deneyimlemek; farklı pratik ve disiplinlerden sanatçıları, kültür-sanat çalışanlarını ve izleyicileri aynı çatı altında buluşturup birlikte öğrenmek, üretmek ve paylaşmakla geçirilen on beş yıllık bir zaman dilimini hatırlamaya açan serginin ilk bölümünde, 27 sanatçının 39 yapıtı yer alıyor. Koç Topluluğu’nun 100. yılında, Koç Holding’in katkılarıyla düzenlenen serginin Ekim 2026’da ziyarete açılacak ikinci bölümünde, ilk bölümde yer alan eserlerin birçoğu yerini farklı eserlere bırakacak ve bu bağlamda hayata geçirilecek yeni eserler de sergiye dahil edilecek.

Haziran

Seyahat Sanatı / Meşher
23 Mayıs 2027’ye kadar

Seyahat Sanatı sergisi, 15. yüzyıl sonundan 20. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan geniş bir zaman diliminde Osmanlı topraklarına yapılan yolculukları, seyahat motivasyonları üzerinden kurguluyor. Koç Topluluğu’nun 100. yılında, Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer Koç Koleksiyonları’ndan seçilen eserlerle oluşturulan sergi, seyahati yalnızca bir yer değiştirme değil, bilinçli bir seçme ve kaydetme pratiği olarak ele alan seyahatnâmeleri odağına alıyor. Seyahatnâmelerin yanı sıra; dönemin dünyasını yansıtan tablolar ve Osmanlı coğrafyasına dair objeler de bu görsel ve düşünsel üretim sürecinin ayrılmaz parçaları olarak sergide görülebiliyor.

Haziran

Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası / İstanbul Modern
6 Eylül 2026’ya kadar

Çok yönlü ve ne istediğini bilen kişiliğiyle hem Türkiye’de hem Avrupa’da birçok ilke imza atan Semiha Berksoy (1910–2004) sergisi Tüm Renklerin Aryası, sanatçının sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini bir araya getiriyor. Erken dönem desenlerinden sahneye taşıdığı opera temalı resimlerine, otoportre ve portrelerinden çarşaf resimlerine uzanan seçki, Berksoy’un kişisel mitolojisini ve sahneyle kurduğu derin bağı tematik bir kurguyla izleyiciye sunuyor. Sanatçının başrolünde yer aldığı operalar, sahne aldığı tiyatro oyunları, yayımlanan öyküsü ve Türkiye’nin ilk sesli filmi İstanbul Sokaklarında gibi üretimleri de Berksoy’un sanat dünyasına yaptığı katkıların kapsamını gözler önüne seriyor.

Haziran

Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı / Pera Müzesi
23 Ağustos 2026’ya kadar

Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı sergisi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte resim sanatının dönüşümünde önemli bir rol oynayan; asker kökenli bir ressam olarak akademik disiplin ile empresyonist duyarlılığı buluşturan ve Türkiye’de açık hava resmi geleneğinin oluşumuna öncülük eden Halil Paşa’nın yaşamına ve sanatsal üretimine odaklanıyor. Sergi, Türkiye’de Batılı anlamda resim sanatının öncülerinden Halil Paşa’nın yaşamındaki bilinmeyen detaylardan sanat eğitimine, ışık ve renk anlayışından desenlerine, manzara ve portre resmi alanındaki ustalığından farklı coğrafyalardaki üretimlerine kadar kapsamlı bir içerik sunuyor.

Haziran

CANNES! / Ara Güler Müzesi
11 Ekim 2026’ya kadar

Ara Güler Müzesi, Ara Güler’in Cannes Film Festivali’nde farklı yıllarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Ara Güler arşivinden ilk kez gün ışığına çıkan fotoğrafların yer aldığı sergi, sinemanın en parlak ve yenilikçi yıllarına odaklanıyor. 1950’li yılların sonu ve 1960’lı yıllar, sinema tarihi için olduğu kadar Cannes Film Festivali açısından da belirleyici bir dönemi temsil ediyor. Cannes, bu yıllarda filmler kadar sinemacıların, oyuncuların ve onların etrafında oluşan kültürel atmosferin de merkezinde yer alıyor. Fransız Rivierası’nın ünlü sahil şeridi La Croisette boyunca uzanan plajlar, oteller ve kalabalıklar dönemin ışıltısını ve festivalin cazibesini besleyen başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Sergiye adım atan ziyaretçileri karşılayan fotoğraflar da bu atmosferi yansıtıyor.

Çerezler