Mayıs 2026

LOOK Kitap Kulübü: Booker Prize

Mayıs

DÜNYA EDEBİYATINDAN GÜÇLÜ HİKÂYELER

B

ooker Prize, çağdaş dünya edebiyatının en güçlü hikâyelerini görünür kılan prestijli ödüllerden biri olarak kabul ediliyor. Ödülü kazanan eserler, farklı coğrafyalardan sesleri dünya okuruyla buluştururken; dilimize çevrilen kitaplar sayesinde ülkemizde de geniş bir okur kitlesine ulaşıyor. İşte sizin için seçtiklerimiz…

Mayıs

Amsterdam’da Düello, lan McEwan
lan McEwan, Booker Ödüllü Amsterdam’da Düello’da hem ilkeleri, erdemleri ve meslek ahlâkını sorguluyor hem de insanın varoluşuna dair çelişkileri incelikle ortaya koyuyor. “Dile gelmeyeni söze dökmeden sezdiren usta bir yazardan, insan ruhunun yumuşak karnında dolaşan unutulmayacak bir roman” olarak tanımlanan Amsterdam’da Düello’da ülkenin en başarılı bestecilerinden Clive ve saygın bir gazetenin genel yayın yönetmenliğini yürüten Yernon, eski âşıkları Molly Lane’in cenaze töreninde bir araya geliyor. Molly’nin muhafazakâr eğilimli Dışişleri Bakanı’yla kurduğu ilişkinin sırrı, politik hamlelerin ve kariyer kaygılarının arasında, Clive ve Yernon’un dostluğunu sınayan bir krize dönüşüyor.

Mayıs

Zaman Sığınağı, Georgi Gospodinov
Daha önce Hüznün Fiziği’nde okuru öykülerin ve zihnin labirentlerinde dolaştıran Gospodinov, Zaman Sığınağı’nda bizi geçmişin labirentine davet ediyor. Romanın yazarla aynı adı taşıyan kahramanının yolu, geçmişle kafayı bozmuş, sonunda da geçmişte kaybolan gizemli bir karakterle, Gaustin’le kesişiyor. İkisi birlikte, hafızası yavaş yavaş yitip giden insanlar için “geçmiş klinikleri” kuruyor, anılarından geriye kalanları korumak için onlara “zaman sığınakları” sunuyorlar. Nihayetinde tüm Avrupa’nın bir geçmiş çılgınlığına kapılmasıyla olaylar çığrından çıkıyor.

Mayıs

Günden Kalanlar, Kazuo Ishiguro
Dokunaklı bir dramın özündeki komiği okura yaşatmayı başaran Günden Kalanlar, edebiyat tarihinin köşetaşlarından biri olarak nitelendiriliyor. Romanda; İngiliz malikânelerinin ihtişamını yitirdiği dönemin son büyük başuşaklarından biri olan Stevens, Amerikalı yeni işvereninin arzuladığı düzeni kurmak için birlikte çalıştığı eski kâhyayı ziyaret etmeye karar veriyor ve İngiliz taşrasında bir yolculuğa çıkıyor. Yol boyunca karşılaştığı manzaraların ve insanların yarattığı izlenimler anılarıyla ve mesleğinin gereklerine dair düşünceleriyle birleşerek özenle bastırdığı duygularını ortaya sererken, Stevens basmakalıp fikirleri ve saplantılarıyla okurun kalbini fetheden bir kahramana dönüşüyor.

Mayıs

Vaat, Damon Galgut
Vaat, insanların ikiyüzlülüğünü ve iç hesaplaşmalarını dingin bir coşkunlukla dışa vuran kuvvetli bir anlatı olarak öne çıkıyor. Güney Afrikalı bir ailenin dağılışını ve yıllarca onlara hizmet etmiş siyahi emekçisine verdikleri ancak tutamadıkları sözü konu edinen yazar, modernist üslubuyla okuru yalın ama şiirsel bir metinle baş başa bırakıyor. Dört ayrı cenaze töreni etrafında şekillenen eser, bir ailenin utanç ve suçluluk duygusuyla yoğrulan dokunaklı hikâyesinin kıyısında, toplumsal ayrışmanın hem sınıf hem de renk üzerinden belirgin olduğu Güney Afrika tarihinin otuz yılına ayna tutuyor.

Mayıs

Küçük Şeylerin Tanrısı, Arundhati Roy
Küçük Şeylerin Tanrısı, lirik bir dil ve şiirsel bir anlatımla, yasak bir aşkın çökerttiği bir ailenin dramını dile getiriyor. Romanda, varlıklı bir Hindu ailesinin güzel kızı Ammu, yanlarında çalışan bir işçiye âşık oluyor. İki aşık sonu olmadığını bildikleri bu aşkta küçük şeylerle yetiniyor; geleceği düşünemiyorlar. Arundhati Roy, romanın kurgusunu geriye dönüşlerle örüyor ve beklenmedik bir sona ulaştırıyor. Hindistan’da yayımlandığında, geleneklere aykırı olduğu gerekçesiyle büyük tartışmalara yol açan Küçük Şeylerin Tanrısı, sayısız dile çevrilmiş etkileyici bir roman.

Mayıs

Bir At Bara Girmiş, David Grossman
Kitapları otuzu aşkın dilde okunan yazar David Grossman, ustaca kurguladığı bu romanda soluk kesen bir öykü anlatıyor ve okurunu, sahnesinde tuhaf bir adamın, Dovaleh G.’nin dikildiği komedi kulübünün kapılarından içeriye sokuyor. Dovaleh G., parlak spotların altında, onu meraklı gözlerle izleyen seyircinin karşısında hayatını temize çekiyor ve adeta bir psikiyatrın koltuğunda uzanmışçasına geçmişin loş dehlizlerine dalıyor.

Çerezler