Web sitemizde çerezler ve benzeri izleme teknolojileri kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Çerez Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Çerezlerin ve benzeri izleme teknolojilerinin pazarlama/reklam faaliyetleri, sitemizin daha işlevsel kılınması ve kişiselleştirilme amaçlarıyla kullanımına onay verebilir veya ‘’Tercihler’’ butonu ile çerezleri yönetebilirsiniz.
Mayıs 2026
Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat sergisi ziyaretçilerini bekliyor
1920’LERDEN GÜNÜMÜZE UZANAN SEÇKİ…
apı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, Koç Topluluğu’nun 100. yılını Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat sergisiyle kutluyor. Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre sonra temelleri atılan Koç Topluluğu’nun yüz yıllık yolculuğu, bu sergide kültür ve sanat alanında yaptığı çalışmalar üzerinden ele alınıyor. 1920’lerden günümüze uzanan seçki; sanat eserleri, objeler, fotoğraflar ve arşiv belgeleriyle zengin bir içerik sunuyor.
Yüzyılın İzleri, özel girişimlerin sanat alanındaki rolüne odaklanarak Türkiye’nin sanat tarihine de ışık tutuyor. Sergi mimarlık, tasarım, arkeoloji ve güncel sanat gibi farklı disiplinleri bir araya getirerek, Koç Topluluğu’nun sanatla kurduğu ilişkiye toplu bir bakış sunuyor. Koç Topluluğu’na bağlı kurum ve koleksiyonlardan derlenen eserler, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurguluyor. Sergi aynı zamanda özel sektörün sanatın gelişimindeki katkısını görünür kılmayı amaçlıyor. Serginin küratörlüğünü Yapı Kredi Galeri’nin direktörü Didem Yazıcı, yardımcı küratörlüğünü Zehra Begüm Kışla üstlenirken sergi tasarımı Yeşim Demir Pröhl’e ait. Yüzyılın İzleri, 29 Kasım 2026’ya kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.
“Bu anlamlı kutlama yılı vesilesiyle söz konusu mirasın bir özetini sunmanın anlamlı olacağına karar verdik”
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Genel Müdürü Tülay Güngen, Koç Topluluğu’nun köklü tarihine ve kültür sanat birikimine şu sözlerle dikkat çekiyor: “Türkiye’de bugün kültür ve sanat denildiğinde; sahne sanatlarından müzeciliğe, güncel sanattan yayıncılığa uzanan geniş bir yelpazede Koç Topluluğu’yla bir ilişki görürüz. Bir sanat kurumunun doğrudan grup bünyesinde yer alması, bir sanatçının Koç Topluluğu’na bağlı bir şirketten destek görmesi ya da bir eserin grup koleksiyonuna dahil edilerek ilk kez bu çerçevede sergilenmesi… Aynı şekilde, merakla beklenen pek çok yazarın eserinin bünyesindeki yayın kuruluşları aracılığıyla okurla buluşturulması bu etkinin farklı görünümlerinden birkaçı.” Güngen, serginin çıkış noktasını ise şöyle anlatıyor: “Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık olarak, bu anlamlı kutlama yılı vesilesiyle söz konusu kapsamlı birikimin ve mirasın bir özetini sunmanın anlamlı olacağına karar verdik.”
Yapı Kredi Galeri Direktörü Didem Yazıcı ise serginin kavramsal çerçevesine değinirken, “Yüzyılın İzleri sergisiyle, Koç Topluluğu’nun sanatla kurduğu çok katmanlı ilişkiyi görünür kılmayı amaçladık. Farklı disiplinleri bir araya getiren bu seçki, bir kurumun tarihinin yanı sıra Türkiye’nin dönüşen kültür sanat ortamını da yansıtıyor” diyor ve ekliyor: “Arşiv belgelerinden güncel üretimlere uzanan bu bütünlük, izleyiciye hem geçmişe hem de bugüne dair kapsamlı bir okuma sunuyor.”